Bakan, Türkiye-Almanya ilişkilerinin son dönemde yeni bir ivme kazandığını ifade ederek, Alman Dışişleri Bakanı Wadephul ve Almanya Başbakanı Friedrich Merz’in Türkiye ziyaretlerini bu gelişmenin örneği olarak gösterdi. İki ülke ilişkilerinin belirsiz ve krizli zamanlarda daha da güçlendirilmesine yönelik kararlılığı vurgulayan Fidan, gerekli planlama ve koordinasyon çalışmalarının dışişleri bakanlıkları tarafından yürütüldüğünü aktardı.

2026’nın ilk yarısında yapılması öngörülen Stratejik Diyalog Mekanizması toplantısının iki ülke arasındaki ekonomik ve ticari iş birliğini güçlendireceğini belirten Fidan, Almanya’nın Türkiye’nin Avrupa’daki en büyük, küresel ölçekte ise birinci ihracat pazarı olduğunu hatırlattı. Ticaret hacminin 50 milyar dolardan 60 milyar dolara yükselme eğiliminde olduğunu söyleyen Bakan, Ekonomi ve Ticaret Ortak Komitesi Toplantısı ile enerji ve madencilik forumunun bu iş birliğini daha da artıracağını ifade etti.

Fidan, yenilenebilir enerji, yapay zeka, yüksek teknoloji ve dijitalleşme gibi alanlarda da Türk-Alman iş birliği potansiyelinin yüksek olduğunu belirterek, Almanya’daki Türk toplumunun katkılarının iki ülke için gurur kaynağı olduğunu vurguladı.

Türkiye-AB ilişkilerine de değinen Bakan, üyelik sürecinde kriter bazlı değerlendirmenin önünde bir engel olmadığını, ancak sürecin ilerlememesi ve fasılların açılmamasının temel sorun teşkil ettiğini belirtti. Fidan, Gümrük Birliği güncellemesi, vize serbestisi diyaloğu ve Schengen vizesi gibi önceliklerin sürdüğünü kaydetti.

Avrupa güvenliği alanında da Türkiye’nin yapıcı rolüne dikkat çeken Fidan, Avrupa Güvenlik Eylem Programı’na (SAFE) dahil olmanın önemine işaret etti. Ukrayna, Balkanlar, Gazze ve Suriye’de barış ve istikrarın sağlanmasına yönelik çalışmaların sürdürüleceğini belirten Bakan, bölgesel sorunlarda yapıcı diplomasinin devam edeceğini söyledi.