Bakan Işıkhan, konuşmasında Türkiye’nin son 23 yılda emeğin ve alın terinin yanında yer aldığını belirterek, Cumhuriyet tarihinin emek dostu politikalarının hayata geçirildiğini söyledi. “Çalışma hayatında istikrar ve verimliliğin temel şartı güçlü bir örgütlenmedir. Sendikalar, hem işçinin hakkını korur hem de üretim barışını teminat altına alarak üretime ve verimliliğe katkı sağlar” dedi.

İşçilerde sendikalaşma oranının yüzde 9,21’den yüzde 14,02’ye yükseldiğini ifade eden Bakan Işıkhan, noter şartı, prosedürel engeller ve işyeri tespiti gibi süreçlerin sadeleştirildiğini belirtti. Toplu sözleşme süreçlerinin daha öngörülebilir ve kapsayıcı bir yapıya kavuşturulduğunu dile getiren Işıkhan, sosyal diyalog mekanizmalarının güçlendirildiğini kaydetti.

Bakan, Çalışma Meclisi, Üçlü Danışma Kurulu ve Kamu Personeli Danışma Kurulu gibi platformların yeniden çalışma hayatının merkezine alındığını ifade ederek, “İşçi olmadan işveren olmaz, işveren olmadan üretim olmaz, üretim olmadan da güçlü Türkiye olmaz. Devlet, bu denklemin adaletini sağlayan ana eksendir” dedi.

Işıkhan, konuşmasını Türkiye Yüzyılı vizyonuna bağlayarak, emeğin, üretimin ve sosyal adaletin yeni bir seviyeye taşınacağı güçlü bir dönemin başladığını vurguladı.