Türkiye ekonomisinin net finansal pozisyon açığının bir önceki çeyreğe göre 1,9 puan azalarak GSYİH’ye oranla yüzde 20,8 seviyesine gerilediğini gösteriyor.
Sektörlerin net finansal işlemleri incelendiğinde, bir önceki çeyrekte GSYİH’nin yüzde 3,2’si oranında net borç alan konumunda olan toplam ekonomi, 2025’in üçüncü çeyreğinde GSYİH’nin yüzde 0,6’sı oranında net borç veren konuma geçti.
Hanehalkı ve yurt içindeki diğer sektörler finansal olarak alacaklı pozisyonda bulunurken, finansal olmayan kuruluşlar ve genel yönetim diğer sektörlere borçlu durumda. Hanehalkının finansal varlıkları içinde para ve mevduat yaklaşık yüzde 56’lık payla öne çıkarken, yükümlülüklerinin neredeyse tamamını krediler oluşturuyor. Finansal olmayan kuruluşlarda ise hisse senedi ve özkaynaklar hem varlıklarda (yüzde 52) hem de yükümlülüklerde (yüzde 49) belirleyici kalemler oldu.
Raporda, Türkiye’de yerleşik sektörlerin borçluluk oranlarının uluslararası ölçekte görece düşük seviyelerde seyrettiği belirtildi.
