Şimşek, yıl sonu enflasyonunun yüzde 24 ile 29 arasında olacağını, gelecek yıl ise enflasyonun yüzde 20’nin altına çekileceğini söyledi. Kira artışları sorununu ise konut arzını artırarak çözeceklerini belirtti.

Mart ayında yaşanan yolsuzluk operasyonlarının ardından zor bir dönem geçirdiklerini ifade eden Bakan Şimşek, “Son aylarda hem iç hem dış şoklarla mücadele ettik. Ancak şu anda finansal göstergeler şok öncesi seviyelerine geri döndü. Brüt rezervlerimiz 170 milyar dolar civarında, swap hariç net rezervde ise yüzde 66’nın üzerinde toparlanma sağlandı. Borsa endeksi ve risk primi de mart öncesi seviyelere yaklaştı” dedi.

Kira Artışlarını Sosyal Konut Üretimiyle Engelleyeceğiz

Kira enflasyonunun geçen yıl yüzde 92 gibi yüksek seviyelerde olduğunu, bunun sebebinin kanuni kira artış sınırlarının uzun süre uygulanması olduğunu aktaran Şimşek, “Bu sınırlamayı kaldırdık çünkü piyasalara müdahale uzun vadede çözüm sağlamıyor. Şu anda kira artış oranı yüzde 83 seviyesine indi. Türkiye’de hanelerin yüzde 72’si kira ödemiyor. Kira artışları özellikle büyük şehirlerde geçim sorunlarının başında geliyor. Depremin etkisi ve Suriye’deki gelişmeler de kira fiyatlarını etkiliyor. Biz ise sosyal konut üretimini hızlandırarak en az 500 bin yeni konutla konut arzını artıracağız. Bu, hayat pahalılığıyla mücadelede en önemli adım olacak” diye konuştu.

Enflasyon Düşecek Ama Fiyatlar Mutlaka Gerilemeyecek

Enflasyonun düşmesi fiyatların gerilemesi anlamına gelmediğini vurgulayan Şimşek, “Örneğin geçen yıl 100 lira olan çayın fiyatı yüzde 40 enflasyonla 140 liraya çıktı. Önümüzdeki yıl enflasyonu yüzde 20’nin altına düşürmeyi hedefliyoruz. Son aylarda bu hedefe yönelik yoğun bir çalışma içindeyiz. Para politikası elbette önemli ama tek başına yeterli değil. Asıl çözüm arz yönlü politikalar ve konut arzının artırılmasıdır” ifadelerini kullandı.

Vergi Eleştirilerine Detaylı Yanıt

Vergilerin yüksek olduğu eleştirilerine de yanıt veren Şimşek, “Türkiye’de vergi gelirlerinin milli gelire oranı yüzde 23,5, bu oran AB’de yüzde 40, OECD ülkelerinde ise yüzde 33,9’dur. En çok eleştirilen dolaylı vergilerde ise Türkiye yüzde 11 ile AB ortalaması olan yüzde 13’e yakındır. Vergi yükünün sadece ücretlilere yüklendiği argümanları doğru değil. Kurumlar vergisini artırdık, finans sektörü vergisini yükselttik ama gelir vergisinde artış yapmadık. Kur korumalı mevduatta vergi oranını sıfırdan yüzde 17,5’e çıkardık. Amacımız vergide adaleti sağlamaktır; çok kazanan daha fazla, az kazanan ise daha az vergi ödeyecek” dedi.