Uraloğlu, bu hattın yalnızca bir ulaşım güzergâhı olmaktan çıkarak Avrupa’nın yük akışı, tedarik güvenliği ve ekonomik dayanıklılığı açısından stratejik bir zorunluluk haline geldiğini ifade etti.
Türkiye’nin demiryolları, limanlar, lojistik merkezler ve sınır geçişlerinde gerçekleştirdiği yatırımlarla koridorun en kritik aktörlerinden biri konumuna yükseldiğini belirten Uraloğlu, ülkenin Asya ile Avrupa arasındaki ticaret ve ulaşım ağında önemli bir bağlantı noktası olduğunu vurguladı.
Orta Koridor’un kapasitesini artırmaya yönelik projelerin sürdüğünü kaydeden Uraloğlu, bölgeler arası bağlantıyı güçlendirmeyi, ticaretin sürekliliğini desteklemeyi ve küresel tedarik zincirlerini daha sağlam hale getirmeyi hedeflediklerini dile getirdi.
